Bebeklerde davranış bozuklukları

Bebekler genellikler 1,5 ile 3 yaş arasında özgürleşmeye başlamakta ve bu yaşlar arasında bağırma veağlama gibi davranışların ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu davranışlar ergenlik dönemine benzediğini söyleyen bilim adamları ailelerin bu dönemde bebeklerine karşı sabırlı ve kararlı olmalarının bebek açısından önemli bir tepki olacağını söylemektedirler. İşte bebek 1,5 yaşından itibaren yürüme konuşma davranışları kazanıyor. Bebeklerin 1,5 yaşından itibaren yürüme, konuşma, kendi başlarına yemek yeme gibi bazı alışkanlıklar kazandığını bilmekteyiz. Bu dönemde bebeklerin özgürlüklerini kazanmasıyla kişiliklerinin de oluşmaya başladığı ve bebeklerin bu süreçte kendini ispatlamaya çalıştığı bilinmektedir. Bu dönem 3 yaşına kadar sürmektedir.

Bebeklerin 3 yaşına kadar devam eden ve tıpta negatif olmadönemi diye nitelendirilen dönem, bağırma, ağlama ve istekleri yerine getirilmediğinde elindekini atma, fırlatma gibi bazı olumsuz davranışlar gösterdiğini bilinmektedir. Bu olumsuz davranışlar, 1,5 ile 3 yaş arasındaki hemen hemen tüm çocuklarda görülmektedir. Özellikle ilk çocuğu olan ailelerde de bu durumu şikayet edilen ve aileleri ciddi huzursuz eden bir dönem olarak bilinmektedir. İşte bu dönem gençlerin ergenlik dönemlerindeki davranışlar benzer davranışlar (kızma, hırçınlaşma, söyleneni yapmama, elindekini atma yada eliyle kendine ve karşı tarafa vurma) hareketleri vardır. Aileler düzgün bir birey için sabırlı olarak onlara yaklaşmaları gerekir. Bu dönemde aile tarafından yapılacak olumlu veya olumsuz davranış ve tutumlar, çocukların gelecekteki kişiliklerine aynı oranda etki edeceği bilinmektedir. Bebeklerde sağlıklı iletişim nasıl yapabiliriz. Bebeklerde bu dönemde sıklıkla inatlaşma, ağlama, bağırma, elindekini fırlatma olabilir. Ailelerin daha çok şikayetçi olduğu konuların başında, çocukların kendileriyle yada bir şeyle inatlaşması, ağlaması, bağırması ve ellerine aldıkları cisimleri etrafa fırlatmalarının ortaya çıktığı, inatlaşma konusunda bebeğin dikkatinin başka bir yöne çekilmesi gerektiğinin daha iyi olacağı, inatlaşma konusu üzerinde uzlaşma sağlanması eğer sağlanamıyorsa, çocuğun hoşlandığı bir konuda konuşarak, inatlaşmadan vazgeçilmesini sağlamak gerekmekte olduğu bilinmelidir.Ağlatmadan Yapmak, Ama Ağlıyor Diye Yapmamak.

Çocukların ağlamalarında ailelerin payının daha fazla oldu bilinmekte iken bebekler, ağlamayı bu dönemde kendilerini garantiye almak adına koz olarak kullanmaktadırlar. O yüzden ailedeki diğer bireylerin kararlı olması gerekiyor. Eğer çocuğun istediği şey yapılabilirse bebeğin ağlatmadan yapmak daha iyidir. Eğer olmayacak bir iş ise de ağladığında kararlı bir şekilde, istediği şeyin neden olmayacağını anlatmak gerekmektedir. Belki çocuk isteklerinin ağladığında bile yapılmadığını 3-5 kez gördüğünde daha fazla ağlayacak ama devamında ağlasa da istediği şeyin olmayacağını görecek ve ağlayarak eline bir şey geçmeyeceğini fark edecek. Dolayısıyla ağlama alışkanlığını terk edecek, o davranış sönmüş olarak tekrarlanmayacaktır. İşte anne olumsuz davranış karşısında kararlı ama baba veya diğer aile bireyleri onu korur tavırlarla kararlı olmaktan vazgeçerlerse o zaman bu işlem kalıcı davranış halini alacaktır. Bu ise bu bebeğin ilerleyen dönemlerde karalı olmayacağı ve her istenilenin olacağı inancına varması, hayata atıldığında ise en küçük bir zorlukta her şeyden pes edeceği anlamına gelir.

Bir diğer davranışı bıraktırma işlemi yapma-etme demeden anlatmaktır. Fırlatma konusunda ise ailelerin bebekleriyle konuşarak çözüme ulaşabileceği, yapma-etme diye kesin ifadeler yerine, fırlatma eyleminin devam ettiği esnada oluşabilecek kazaların bebeğe anlatılması gerekmektedir. Anlatımı bebeğinizin gözlerinin içine bakarak yapın. Bu dönemdeki çocuklar için göz teması daha etkili olmaktadır. Çünkü çocuklar gözlerinin içine bakıldığında, bizim sevgimizi, şefkatimizi, kızgınlığımızı daha iyi hissetmektedirler. O yüzden bebekler söylediklerimizi kavrayamasa da gözlerimizden anlatmak istediklerimizi hissetmektedirler. Her zaman ailelerin çocuklarının gözlerinin içine bakarak, olayları anlatması gerekiyor. Bu konuda çocuklar sabırsız olabilir. Fakat ailelerin sabırlı ve kararlı şekilde anlatmak istediklerini gözlerine bakarak dile getirmesinde yarar vardır.

Bu dönemde bebeklerin çok şeyi anlamayacağı ve bilemeyeceği yönünde yanlış bilgiler edinilmişse de bunun gerçeklerle örtüşmediği 1,5-3 yaşındaki bebekler, bilinenin tersine bizim tahmin edemeyeceğimiz kadar bir çok şeyi anlayıp, seziyor ve biliyor. O yüzden “bilmez o çocuk daha” dememeliyiz. O yaştaki bireyler her şeyin farkındalar. O yüzden ebeveynler çocuklarıyla konuşmalıdır. Onlar anne babanın dediklerini gayet iyi anlamaktadırlar.

İşte bu yaştaki  bireylere bir bebek gibi değil de sanki 18 yaşındaki bir ergen birey gibi davranış göstererekproblem olan konuları bağırmadan onun ilgisine yakın konularla anlatıp çözüme ulaştırmalıyız. Bebekli yaşam sorun değil ilgiyle vazgeçilmeyecek tatlı bir tutku…

About Tesettürlü Modeller