Kadınlara göre aşk

Aşk başka bir varlığa duyulan ölçülemez değerdeki sevgiye denir. Aşk o yanında yokken onu düşünmek demektir. Bu sevgi insanda karşı cinse duyulan ilgi, duygu ifadelerinin bütününe ise aşk kavramıyla tanımlayabiliriz. Bu kavram kişide ki biyolojik değişmelerle yani hormonal kaynaklarla olduğu da bilinmektedir. Aşkın temelinde sevme olgusu vardır. Sevme işlemi gerçekleşebilmesi için kişinin şu üç şeye sahip olması gerekmektedir bunlar : sevgi, olgunluk ve çabadır. Ayrıca kişi bu üç şeye sahip olması halinde de aşkını bazen gösteremez çünkü bu üçünü yeteri derecede ayarlayamamıştır. Karşı tarafa karşı olgunca davranır sevgi ve çaba göstermez dolayısıyla aşkını ifade edemez. Yine aynı şekilde sevgisi var ama olgunlukla yaklaşamaz o zamanda karşı tarafa bunu aşk olgusuyla aktaramaz çünkü karşı taraf bunu kardeşçe bir sevgi diye bilir. Aynı zamanda kişi hem olgunluk seviyesinde hem de karşı ya göstereceği sevgi potansiyeline sahip ama yeterli çaba sarf etmeden aşık olmak istediğinde ise yine bu işlemi gerçekleştiremez çünkü karşı tarafın bundan haberi yoktur. Çünkü kimin ona ilgi ve sevgi gösterdiğini bilemez.

 

Kadınlarda ki aşk bu üç kavramla gösterilirken, hemen hemen her kadın ilk başlangıcın karşı taraftan (erkekten) olmasını ister. Kadın için erkek kendinden güçlü lider konumunda, onu koruyan kollayan bir varlıktır. Kadın bu varlığın bu yönlerini görür ve o kişiden ilgi bekler bu ilgi eğer o erkek tarafından gösterilirse işte o zaman kadın karşı cinse karşı içinde büyük bir sevgi besler. Ama bu sevgiyi hemen göstermez. Bu arada karşı cinsten gelecek sevgi hal ve hareketlerine karşı da kadın tetikte durur (“Bu özellik kadınların yaradılışında vardır.”) kadın gerçek sevgi mi yoksa çıkar ilişkisine dönecek bir sevgi mi olup olmadığı güçlü bir süzgeçten geçirir. Erkek bazen sevgisini tam gösterirken bunların arasından bazıları kadın tarafından çıkar söz konu olarak algılanıp aşk olgusu zarar görebilir. Ama erkeğini seven kadın daima başarılı varlık olduğu gibi aşklarının zarar görmesine asla izin vermez. Erkek için çıkar zannedilen o sevgi kadın elinde bir sanata dönüşür. O, erkeğin bile farkına varamayacağı şekilde bir hale dönüşür ve kadın o sevgiyi erkeğini onu gerçekten sevdiği için bu sevgi gösterisinde bulunduğuna inandırır. Artık erkek karşılıksız sevgi göstermeye başlar kadınına. İşte o zaman kadının elinde “aşk” karşılıksız sevgi kavramıyla özdeşleşip erkeğine tepki verir. Erkek o sevmiş olduğu kadınına ise artık başka bir varlıkmış gibi bakar. Erkek tarafında bu tarif edilemez bir sevgi seline dönüşür.

Tasvir etmek gerekirse artık o bir deha yani çok güzel çok hamın hanımcık ve bu çoklar tarif edilmez bir hale dönüşür. Kadın bu dönemde erkeğine kalben bağlanmıştır. Aynı zamanda kadının iç sesi şunu der: “artık bu erkek benimdir, bana aittir” der. Bu iç ses hegemaonya kavramıyla kadının tabiatında vardır. Erkek ise bunu kendinin sadece o kadın etrafında dünyasının dönmeyeceğinin farkına varırken o kadından uzaklaşma davranışı göstermeye çalışır. Fakat o kadından da çok güzel sevgi davranışları görür. Bu davranışların kadının gerçekten sevme gayesi olmayabilir. Ama bir yandan da erkeğinin kendini bırakıp gideceğinden korkar. Daima karşılıksız sevgi gösteren kadın artık bu korku ve endişeyle o erkeğin; kadın için kötü olarak (sigara, maç, erkek arkadaşlarıyla gezme, eskisi gibi hediye almama) gördüğü davranışlarını bile kabul eder. Varsın olsun der “o yeter ki yanında her zaman olsun, ben onun kalbinde olayım o bana yeter” der. İşte böylece kadın aşkını sevgisini erkeğine karşı korur korumaya çalışır. Erine sadık olmaya çabalar. Erkekten de ona karşı azıcık olsun ilk günlerde ki gibi sevgi göstermesini bekler. Tabi bu çok emeklerle oluşturulan onlara göre tarif edilemez aşk olgusu evliliklerle taçlandırılır. Bu konuda kadında erkekte aşklarının ilk gün ki tazeliğini koruduğunu söyler. Evlilikleri devam eder ama artık sevgi, saygı ve aşk kavramlarındaki o tarif edilmez ifadeler şimdi dercelendirme ölçütleriyle mi karşılaştırılır olur.  Bakalım nasıl olur. haftaya ki yazımızda görelim…

Evlenince aşk biter mi? Kişilerdeki bu duygu yerini başka bir şey mi alır?

About Tesettürlü Modeller